Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
external auditor
pantalla LED
cannulate
structural equation
jack in
renormalisation groups
save me
source area
future-proof
bushing insulator
difficult time
Reden
for errors
diskfull client
placate
program integrity
scouting
snagging lists
physical form
code de la route
profound
autogenous
validly
cony
keep about
Geçmiş
Cümleler
"keep about"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Öbek Fiiller
1
Öbek Fiiller
keep about
f.
(bir şey hakkında bir şeyden) kaçınmak
"keep about"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 115 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
keep quiet about one's talents
f.
yeteneklerini belli etmemek
2
Genel
keep quiet about one's talents
f.
içindeki cevheri göstermemek
3
Genel
keep obsessing about something
f.
bir şeyi kafasına takıp durmak
Öbek Fiiller
4
Öbek Fiiller
keep after someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
5
Öbek Fiiller
keep at someone about something
f.
başının etini yemek
6
Öbek Fiiller
keep after someone about something
f.
başının etini yemek
7
Öbek Fiiller
keep at someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
8
Öbek Fiiller
keep on someone about something
f.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
9
Öbek Fiiller
keep on someone about something
f.
başının etini yemek
10
Öbek Fiiller
keep something about
f.
birşeyi yanında/yakınında bulundurmak
11
Öbek Fiiller
keep quiet about something
f.
bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
12
Öbek Fiiller
keep still about something
f.
bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
13
Öbek Fiiller
keep after someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
14
Öbek Fiiller
keep at someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
15
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
başının etini yemek
16
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
17
Öbek Fiiller
keep after someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
18
Öbek Fiiller
keep at someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
19
Öbek Fiiller
keep after someone (about something)
f.
başının etini yemek
20
Öbek Fiiller
keep at someone (about something)
f.
başının etini yemek
21
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
22
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birinin bir şeyi yapmasını sürekli hatırlatmak
23
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birinin başının etini yemek
24
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birini bir şeyi yapması için sürekli teşvik etmek
25
Öbek Fiiller
keep on someone (about something)
f.
birine bir şeyi yapması için sürekli dırdır etmek
26
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(birinin bir konuda) başının etini yemek
27
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir konuda birini) sürekli motive etmek
28
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir konuda birinin) peşini bırakmamak
29
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
30
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
31
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
32
Öbek Fiiller
keep on (one) about (something)
f.
(birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
Konuşma Dili
33
Konuşma Dili
keep on about something
f.
kafa açmak
34
Konuşma Dili
keep on about something
f.
lafı sündürmek
35
Konuşma Dili
keep on about something
f.
kafa ütülemek
36
Konuşma Dili
keep on about something
f.
bıktırana kadar konuşmak/anlatmak
37
Konuşma Dili
keep on about something
f.
lafı uzatmak
38
Konuşma Dili
keep on about something
f.
kafa şişirmek
Deyim
39
Deyim
keep one's wits about one
f.
dikkat kesilmek
40
Deyim
keep one's wits about one
f.
tetikte olmak
41
Deyim
keep someone in the dark about someone
f.
birine bilgi/haber vermemek
42
Deyim
keep one's wits about one
f.
mantıklı davranmak
43
Deyim
keep one's wits about one
f.
sakin/soğukkanlı kalmak
44
Deyim
keep one's wits about one
f.
(afette/felakette) kendini kaybetmemek
45
Deyim
keep one's wits about one
f.
panik yapmamak
46
Deyim
keep someone in ignorance about something
f.
birini bir konudan) habersiz bırakmak/tutmak
47
Deyim
keep someone in ignorance about something
f.
(birini bir konuda) karanlıkta bırakmak
48
Deyim
keep someone in ignorance about something
f.
(birinin bir şeyi) öğrenmesini engellemek
49
Deyim
keep still about something
f.
bir konuda sessiz kalmak
50
Deyim
keep quiet about something
f.
bir konuda sessiz kalmak
51
Deyim
keep one's wits about one
f.
(bir tehlikeye vb karşı) sükunetini korumak
52
Deyim
keep one's wits about one
f.
(bir tehlikeye vb karşı) paniğe kapılmamak
53
Deyim
talk about things that you should keep secret
f.
ağzı gevşek olmak
54
Deyim
talk about things that you should keep secret
f.
boşboğaz olmak
55
Deyim
keep on about something
f.
kafa şişirmek
56
Deyim
keep on about something
f.
vır vır etmek
57
Deyim
keep on about something
f.
lafı uzatmak
58
Deyim
keep on about something
f.
baş şişirmek/kafa açmak
59
Deyim
keep on about something
f.
kafa ütülemek
60
Deyim
keep (going) on about someone or something
f.
vır vır etmek
61
Deyim
keep (going) on about (something)
f.
(biri ve bir şey hakkında) lafı uzatmak
62
Deyim
keep (going) on about (something)
f.
papağan gibi konuşmak
63
Deyim
keep (going) on about (something)
f.
vır vır etmek
64
Deyim
keep (going) on about someone or something
f.
papağan gibi konuşmak
65
Deyim
keep (going) on about (someone or something)
f.
(biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
66
Deyim
keep (going) on about (something)
f.
(biri ve bir şey hakkında) kafa ütülemek
67
Deyim
keep (going) on about someone or something
f.
(biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
68
Deyim
keep (going) on about someone or something
f.
(biri ve bir şey hakkında) lafı uzatmak
69
Deyim
keep (going) on about (someone or something)
f.
vır vır etmek
70
Deyim
keep (going) on about (something)
f.
(biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
71
Deyim
keep (going) on about (someone or something)
f.
papağan gibi konuşmak
72
Deyim
keep (going) on about (someone or something)
f.
lafı uzatmak/kafa ütülemek/baş şişirmek
73
Deyim
keep (going) on about someone or something
f.
(biri ve bir şey hakkında) kafa ütülemek
74
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
sürekli (birinin/bir şeyin) lafını etmek
75
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) dilinden düşürmemek
76
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
sürekli (birinden/bir şeyden) söz etmek
77
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
dönüp dolaşıp (birinden/bir şeyden) bahsetmek
78
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) diline dolamak
79
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
sürekli (birinden/bir şeyden) yakınmak
80
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
(biri/bir şey) hakkında aynı şeyleri tekrarlayıp durmak
81
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
sürekli (birinden/bir şeyden) bahsetmek
82
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
sürekli (biri/bir şey) hakkında dert yanmak
83
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) şikayet edip durmak
84
Deyim
keep harping on about (someone or something)
f.
sürekli (birine/bir şeye) değinmek
85
Deyim
keep (someone or something) about
f.
(birini/bir şeyi) elinin altında bulundurmak/tutmak
86
Deyim
keep (someone or something) about
f.
(birini/bir şeyi) etrafında tutmak/bulundurmak
87
Deyim
keep at (one) about (something)
f.
(birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
88
Deyim
keep at (one) about (something)
f.
(birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
89
Deyim
keep (someone or something) about
f.
(birini/bir şeyi) çevresinde bulundurmak/tutmak
90
Deyim
keep (someone) in the dark (about something)
f.
(bir şey hakkında birine) bilgi/haber vermemek
91
Deyim
keep (someone) in the dark (about something)
f.
(birini bir şey hakkında) bilgilendirmemek
92
Deyim
keep at (one) about (something)
f.
(bir konuda birinin) peşini bırakmamak
93
Deyim
keep (someone) in the dark (about something)
f.
(birine bir şeyi) söylememek
94
Deyim
keep at (one) about (something)
f.
(bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
95
Deyim
keep (someone or something) about
f.
(birini/bir şeyi) yakınında/yanında bulundurmak/tutmak
96
Deyim
keep at (one) about (something)
f.
(bir konuda birini) sürekli motive etmek
97
Deyim
keep at (one) about (something)
f.
(bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
98
Deyim
keep at (one) about (something)
f.
(birinin bir konuda) başının etini yemek
99
Deyim
keep wits about
f.
panik yapmamak
100
Deyim
keep wits about
f.
dikkat kesilmek
101
Deyim
keep wits about
f.
sakin/soğukkanlı kalmak
102
Deyim
keep wits about
f.
tetikte olmak
103
Deyim
(someone had) better keep quiet about it
expr.
(biri) bunu anlatmasa/bir şeyden bahsetmese iyi olur
104
Deyim
(someone had) better keep quiet about it
expr.
(biri) bunun hakkında sussa/konuşmasa iyi olur
105
Deyim
(someone had) better keep quiet about it
expr.
(biri) bunun hakkında çenesini kapalı tutsa iyi olur
Konuşma
106
Konuşma
once I find out about it I'll keep you informed
expr.
öğrenir öğrenmez seni bilgilendireceğim
107
Konuşma
once I find out about it I'll keep you informed
expr.
öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
108
Konuşma
better keep still about it
expr.
sussa/konuşmasa iyi olur
109
Konuşma
someone better keep quiet about it
expr.
anlatmasa/bahsetmese iyi olur
110
Konuşma
better keep still about it
expr.
anlatmasa/bahsetmese iyi olur
111
Konuşma
better keep quiet about it
expr.
sussa/konuşmasa iyi olur
112
Konuşma
better keep quiet about it
expr.
anlatmasa/bahsetmese iyi olur
113
Konuşma
someone had better keep still about it
expr.
anlatmasa/bahsetmese iyi olur
114
Konuşma
someone better keep quiet about it
expr.
sussa/konuşmasa iyi olur
115
Konuşma
someone had better keep still about it
expr.
sussa/konuşmasa iyi olur
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of keep about
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy