keep about - Türkçe İngilizce Sözlük

keep about

"keep about" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
keep about f. (bir şey hakkında bir şeyden) kaçınmak

"keep about" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 115 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
keep quiet about one's talents f. yeteneklerini belli etmemek
keep quiet about one's talents f. içindeki cevheri göstermemek
keep obsessing about something f. bir şeyi kafasına takıp durmak
Öbek Fiiller
keep after someone about something f. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
keep at someone about something f. başının etini yemek
keep after someone about something f. başının etini yemek
keep at someone about something f. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
keep on someone about something f. birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
keep on someone about something f. başının etini yemek
keep something about f. birşeyi yanında/yakınında bulundurmak
keep quiet about something f. bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
keep still about something f. bir konuda konuşmamak/sessiz kalmak
keep after someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
keep at someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
keep on someone (about something) f. başının etini yemek
keep on someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
keep after someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
keep at someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
keep after someone (about something) f. başının etini yemek
keep at someone (about something) f. başının etini yemek
keep on someone (about something) f. birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
keep on someone (about something) f. birinin bir şeyi yapmasını sürekli hatırlatmak
keep on someone (about something) f. birinin başının etini yemek
keep on someone (about something) f. birini bir şeyi yapması için sürekli teşvik etmek
keep on someone (about something) f. birine bir şeyi yapması için sürekli dırdır etmek
keep on (one) about (something) f. (birinin bir konuda) başının etini yemek
keep on (one) about (something) f. (bir konuda birini) sürekli motive etmek
keep on (one) about (something) f. (bir konuda birinin) peşini bırakmamak
keep on (one) about (something) f. (bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
keep on (one) about (something) f. (birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
keep on (one) about (something) f. (bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
keep on (one) about (something) f. (birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
Konuşma Dili
keep on about something f. kafa açmak
keep on about something f. lafı sündürmek
keep on about something f. kafa ütülemek
keep on about something f. bıktırana kadar konuşmak/anlatmak
keep on about something f. lafı uzatmak
keep on about something f. kafa şişirmek
Deyim
keep one's wits about one f. dikkat kesilmek
keep one's wits about one f. tetikte olmak
keep someone in the dark about someone f. birine bilgi/haber vermemek
keep one's wits about one f. mantıklı davranmak
keep one's wits about one f. sakin/soğukkanlı kalmak
keep one's wits about one f. (afette/felakette) kendini kaybetmemek
keep one's wits about one f. panik yapmamak
keep someone in ignorance about something f. birini bir konudan) habersiz bırakmak/tutmak
keep someone in ignorance about something f. (birini bir konuda) karanlıkta bırakmak
keep someone in ignorance about something f. (birinin bir şeyi) öğrenmesini engellemek
keep still about something f. bir konuda sessiz kalmak
keep quiet about something f. bir konuda sessiz kalmak
keep one's wits about one f. (bir tehlikeye vb karşı) sükunetini korumak
keep one's wits about one f. (bir tehlikeye vb karşı) paniğe kapılmamak
talk about things that you should keep secret f. ağzı gevşek olmak
talk about things that you should keep secret f. boşboğaz olmak
keep on about something f. kafa şişirmek
keep on about something f. vır vır etmek
keep on about something f. lafı uzatmak
keep on about something f. baş şişirmek/kafa açmak
keep on about something f. kafa ütülemek
keep (going) on about someone or something f. vır vır etmek
keep (going) on about (something) f. (biri ve bir şey hakkında) lafı uzatmak
keep (going) on about (something) f. papağan gibi konuşmak
keep (going) on about (something) f. vır vır etmek
keep (going) on about someone or something f. papağan gibi konuşmak
keep (going) on about (someone or something) f. (biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
keep (going) on about (something) f. (biri ve bir şey hakkında) kafa ütülemek
keep (going) on about someone or something f. (biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
keep (going) on about someone or something f. (biri ve bir şey hakkında) lafı uzatmak
keep (going) on about (someone or something) f. vır vır etmek
keep (going) on about (something) f. (biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
keep (going) on about (someone or something) f. papağan gibi konuşmak
keep (going) on about (someone or something) f. lafı uzatmak/kafa ütülemek/baş şişirmek
keep (going) on about someone or something f. (biri ve bir şey hakkında) kafa ütülemek
keep harping on about (someone or something) f. sürekli (birinin/bir şeyin) lafını etmek
keep harping on about (someone or something) f. (birini/bir şeyi) dilinden düşürmemek
keep harping on about (someone or something) f. sürekli (birinden/bir şeyden) söz etmek
keep harping on about (someone or something) f. dönüp dolaşıp (birinden/bir şeyden) bahsetmek
keep harping on about (someone or something) f. (birini/bir şeyi) diline dolamak
keep harping on about (someone or something) f. sürekli (birinden/bir şeyden) yakınmak
keep harping on about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında aynı şeyleri tekrarlayıp durmak
keep harping on about (someone or something) f. sürekli (birinden/bir şeyden) bahsetmek
keep harping on about (someone or something) f. sürekli (biri/bir şey) hakkında dert yanmak
keep harping on about (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) şikayet edip durmak
keep harping on about (someone or something) f. sürekli (birine/bir şeye) değinmek
keep (someone or something) about f. (birini/bir şeyi) elinin altında bulundurmak/tutmak
keep (someone or something) about f. (birini/bir şeyi) etrafında tutmak/bulundurmak
keep at (one) about (something) f. (birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
keep at (one) about (something) f. (birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
keep (someone or something) about f. (birini/bir şeyi) çevresinde bulundurmak/tutmak
keep (someone) in the dark (about something) f. (bir şey hakkında birine) bilgi/haber vermemek
keep (someone) in the dark (about something) f. (birini bir şey hakkında) bilgilendirmemek
keep at (one) about (something) f. (bir konuda birinin) peşini bırakmamak
keep (someone) in the dark (about something) f. (birine bir şeyi) söylememek
keep at (one) about (something) f. (bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
keep (someone or something) about f. (birini/bir şeyi) yakınında/yanında bulundurmak/tutmak
keep at (one) about (something) f. (bir konuda birini) sürekli motive etmek
keep at (one) about (something) f. (bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
keep at (one) about (something) f. (birinin bir konuda) başının etini yemek
keep wits about f. panik yapmamak
keep wits about f. dikkat kesilmek
keep wits about f. sakin/soğukkanlı kalmak
keep wits about f. tetikte olmak
(someone had) better keep quiet about it expr. (biri) bunu anlatmasa/bir şeyden bahsetmese iyi olur
(someone had) better keep quiet about it expr. (biri) bunun hakkında sussa/konuşmasa iyi olur
(someone had) better keep quiet about it expr. (biri) bunun hakkında çenesini kapalı tutsa iyi olur
Konuşma
once I find out about it I'll keep you informed expr. öğrenir öğrenmez seni bilgilendireceğim
once I find out about it I'll keep you informed expr. öğrenir öğrenmez sizi bilgilendireceğim
better keep still about it expr. sussa/konuşmasa iyi olur
someone better keep quiet about it expr. anlatmasa/bahsetmese iyi olur
better keep still about it expr. anlatmasa/bahsetmese iyi olur
better keep quiet about it expr. sussa/konuşmasa iyi olur
better keep quiet about it expr. anlatmasa/bahsetmese iyi olur
someone had better keep still about it expr. anlatmasa/bahsetmese iyi olur
someone better keep quiet about it expr. sussa/konuşmasa iyi olur
someone had better keep still about it expr. sussa/konuşmasa iyi olur